İstanbul’un simge yaşam merkezlerinden Kanyon, 20. yılında geçmişini değerlendirirken geleceğe de güçlü bir vizyonla hazırlanıyor. Kanyon Genel Müdürü İrem Yücel Kaymak, dijital dönüşümü, yeni nesil ziyaretçi beklentilerini ve Kanyon’un gelecek vizyonunu AVMDergi’ye anlattı.
Röportaj, AVMDergi.com
Türkiye’de alışveriş merkezi kavramına yeni bir bakış kazandıran Kanyon, bu yıl 20. yaşını kutluyor. Açık hava mimarisi, güçlü marka karması ve deneyim odaklı yaklaşımıyla yıllar içinde yalnızca bir alışveriş destinasyonu değil, kent yaşamının önemli buluşma noktalarından biri haline gelen Kanyon, bugün de dönüşümünü sürdürüyor. Kanyon Genel Müdürü İrem Yücel Kaymak ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide, 20 yıllık yolculuğu, değişen tüketici alışkanlıklarını, dijitalleşme yatırımlarını ve Kanyon’un gelecek hedeflerini konuştuk.
Kanyon bu yıl 20. yaşını kutluyor. Öncelikle geriye dönüp bakıldığında Kanyon’un bugün ulaştığı noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kanyon’un 20 yıllık yolculuğuna baktığımızda, en değerli kazanımımızın misafirlerimizle kurduğumuz güçlü bağ olduğunu görüyoruz. Açıldığı günden bu yana yalnızca alışveriş yapılan bir adres değil, şehir hayatının içinde güvenli, tanıdık ve iyi hissettiren bir buluşma noktası olmayı başardık. Bu süreklilik, Kanyon’un zamanla eskimeyen; aksine kendini yenileyerek güçlenen bir kimliğe sahip olduğunu gösteriyor. Bugün geldiğimiz noktada Kanyon ticari bir gayrimenkulden öte, misafirperverliği ve deneyimi odağına alan bir yaşam markası. 20. yıl iletişimimizde kullandığımız “Kalbimin Ortasında Kanyon” ifadesi de bu duygusal bağın en yalın karşılığı.
Kanyon’un açıldığı dönemde Türkiye perakende ve AVM sektöründe nasıl bir vizyon ortaya koyması hedeflenmişti?
Kanyon açıldığı dönemde İstanbul’u ve Türkiye’yi, klasik AVM anlayışının ötesine geçen çok daha ileri görüşlü bir duruşla tanıştırdı. O dönem için cesur sayılabilecek açık hava kurgusu, mimarisi, marka karması ve deneyim odağıyla, ilk günden itibaren şehirle ilişki kuran bir yaşam merkezi olarak planlandı. Bugün tüketicilerin ihtiyaç duyduğu “üçüncü mekan” yaklaşımının izlerini Kanyon’un ilk tasarım kararlarında görmek mümkün. Bu vizyon, alışverişi sosyal hayat, yeme-içme, açık alan deneyimi ve kent ritmiyle birlikte ele aldı. Dolayısıyla Kanyon, aslında hep bugünün beklentilerini öngören bir model sundu.
Şehrin ritmiyle büyüyen bir yaşam merkezi
Mimari yapısı, açık hava konsepti ve şehirle kurduğu ilişki açısından Kanyon’un sektörde nasıl bir kırılım yarattığını düşünüyorsunuz?
Kanyon’un özellikle mimarisi ile ayrışan bir konuma sahip. İstanbul’un merkezinde yer almasına rağmen açık havada olma hali, doğal ışık kullanımı ve her zaman ferah dolaşım alanlarıyla misafirlerine şehir içinde nefes alma imkanı sunuyor. Yapısı itibarıyla misafirlerimizi yalnızca mağazalar arasında dolaştıran değil, durmaya, karşılaşmaya ve vakit geçirmeye davet eden bir akış yaratıyor. Bu da mimariyi fiziksel bir tasarım unsurunun ötesinde, deneyimin merkezine yerleştiriyor. Kanyon’un sektörde yarattığı kırılım da tam olarak burada; şehrin temposunu dışlamadan, onun içinde sakin ve kendine özgü bir atmosfer kurabilmesinde.
Son 20 yılda ziyaretçi alışkanlıklarında en dikkat çekici değişimler neler oldu? Günümüzde AVM’lerin yalnızca alışveriş yapılan alanlar olmaktan çıkıp yaşam merkezlerine dönüşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Son 20 yılda hem şehir hayatı hem de tüketici beklentileri önemli ölçüde değişti. İstanbul daha hızlı, daha yoğun ve daha dijital bir ritme kavuşurken, insanlar ev ve iş dışında nefes alabilecekleri, sosyalleşebilecekleri ve kendilerini ait hissedebilecekleri alanlara daha fazla ihtiyaç duymaya başladı. Pandemi dönemi de bu ihtiyacı görünür kıldı; açık alan, ferahlık, güvenlik ve iyi hissetme duygusunun ziyaretçi tercihlerindeki belirleyici rolü kalıcılaştı.
Aynı dönemde dijitalleşme ve e-ticaretin güçlenmesi, fiziksel perakendenin rolünü de yeniden tanımladı. Artık AVM’ler yalnızca ürünlere erişilen yerler değil, insanların zaman ayırmaya değer bulduğu deneyimlerin, karşılaşmaların ve sosyal bağların kurulduğu yaşam alanları olarak öne çıkıyor. Özellikle genç kuşak için bu alanlar çalışma, içerik üretme, buluşma ve topluluk hissi kurma noktalarına dönüşmüş durumda. Bu dönüşümde zamanın ve dikkatin daha kıymetli hale gelmesi de belirleyici. Kanyon’un açık hava mimarisi, şehirle kurduğu doğal ilişki ve deneyim odaklı yaklaşımı da bu dönüşüm içinde daha güçlü bir anlam kazanmasını sağlıyor.
Kanyon’un marka karmasını değerlendirirken hangi kriterleri önceliklendiriyorsunuz?
Marka karmamızı değerlendirirken önceliğimiz, Kanyon’un misafir profiliyle uyumlu, deneyim kalitesi yüksek ve birbirini tamamlayan bir yapı kurmak. Perakende, gastronomi, eğlence, deneyim ve benzeri alanlarda, yerel ve global markaları dengeli biçimde bir araya getiriyoruz. Yalnızca marka bilinirliğine değil, Kanyon’daki toplam deneyime nasıl katkı sunduğuna bakıyoruz. Mevcut markalarımızın konsept yenilemeleri ve mağaza deneyimlerini geliştirmeleri de bizim için en az yeni marka girişleri kadar önemli. Çünkü Kanyon’da canlılığı sadece değişimle değil, doğru dönüşümle korumayı hedefliyoruz. Bu yaklaşım, marka aidiyetini güçlendirirken misafirlerimize de ziyaretlerinde yeni bir keşif alanı açıyor.
Yerli ve yabancı markaların Kanyon’a ilgisini bugün nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kanyon, markalar için çok güçlü bir lokasyon. Aynı zamanda nitelikli ve sadık bir ziyaretçi profiline erişim sağlayan özel bir platform. Yerli ve yabancı markalar açısından burada yer almak, İstanbul’un merkezinde, yüksek algıya sahip ve güçlü bir deneyim atmosferinin parçası olmak anlamına geliyor. Yüksek doluluk oranlarımız ve düşük marka değişim oranımız, markaların Kanyon’daki konumlarından duyduğu memnuniyetin önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Bunun yanında tekrar ziyaret, misafir bağlılığı ve sadakat oranlarımızın sektör ortalamasının üzerinde seyretmesi, markalar açısından nitelikli bir hedef kitleyle buluşma fırsatı yaratıyor. Kanyon’un marka karmasında yaratılan denge, markaların birbirini besleyen bir ekosistem içinde konumlanmasına imkan tanıyor. Bu da yalnızca trafik değil, doğru hedef kitleyle temas açısından önemli bir değer yaratıyor.
“Dijitalleşme, fiziksel deneyimi güçlendiren bir katman”

Dijitalleşme ve veri odaklı ziyaretçi deneyimi konusunda nasıl yatırımlar yapıyorsunuz?
Dijitalleşmeyi Kanyon’da fiziksel deneyimi tamamlayan ve derinleştiren bir katman olarak görüyoruz. Bu doğrultuda son dönemde en önemli yatırımlarımızdan biri, ziyaretçi deneyimini veriyle destekleyen dijital altyapılarımızı güçlendirmek oldu.
Veri analitiğini hem operasyonel verimlilik sağlayan bir araç hem de ziyaretçiyi daha iyi anlamamıza imkan veren stratejik bir rehber olarak görüyoruz. Ziyaretçi yoğunluğu, dolaşım alışkanlıkları, etkinlik katılımları ve dijital temas noktalarından elde ettiğimiz verileri karar süreçlerimize dahil ediyoruz. Bu sayede marka karmasından etkinlik planlamasına, ortak alan deneyiminden iletişim stratejisine kadar daha isabetli adımlar atabiliyoruz.
Yeni Kanyon mobil uygulamamız, bu yaklaşımın merkezinde yer alıyor. Kullanıcıların ilgi alanlarına göre kişiselleştirilmiş içerikler, etkinlik önerileri, marka kampanyaları ve sadakat deneyimi sunarken; ziyaretçinin Kanyon ile kurduğu ilişkiyi ziyaret öncesinden başlayıp ziyaret sonrasına kadar sürdüren bir platform görevi üstleniyor. Bunun yanında yenilenen web sitemiz ve daha dinamik e-bülten altyapımızla dijital temas noktalarımızı güçlendiriyor, ziyaretçilerimize daha ilgili ve daha kişisel bir deneyim sunuyoruz.
Yakın dönemde devreye alacağımız Easy Mall entegrasyonu da bu yatırım yaklaşımının önemli bir parçası. Easy Mall sayesinde ziyaretçilerimiz Kanyon’daki ürün ve hizmetlere çok daha hızlı ulaşabilecek, ihtiyaç duydukları ürünleri kolayca bulup satın alma süreçlerini daha pratik şekilde tamamlayabilecekler. Böylece fiziksel deneyim ile dijital kolaylık arasındaki bağı daha da güçlendirmiş olacağız.
Önümüzdeki dönemde ise yapay zeka destekli veri analitiği ve kişiselleştirme teknolojilerine yatırım yapmaya devam edeceğiz. Ziyaretçi davranışlarını daha hızlı analiz ederek ilgi alanlarını ve ihtiyaçlarını daha iyi anlayan, buna göre içerik, etkinlik ve iletişim deneyimini şekillendiren daha akıllı bir ekosistem oluşturmayı hedefliyoruz. Kısacası dijitalleşme, Kanyon’un yaşam merkezi kimliğini güçlendiren ve ziyaretçi deneyimini daha akışkan, daha kişisel ve daha değerli hale getiren stratejik yatırım alanlarımızın başında geliyor.
Yeni nesil ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak adına hangi alanlarda dönüşüm planlıyorsunuz?
Yeni nesil ziyaretçiler için deneyimin dinamik, etkileşimli ve paylaşılabilir olması büyük önem taşıyor. Bu nedenle konsept mağazalar, pop-up projeler ve esnek kullanım alanlarıyla Kanyon’un sürekli yenilenen yapısını güçlendiriyoruz. Gastronomi, müzik, sürdürülebilirlik, sağlıklı yaşam ve aile-çocuk etkinlikleri gibi farklı ilgi alanlarına dokunan programlarla daha katılımcı deneyimler tasarlıyoruz. Misafirlerimizi pasif izleyici olmaktan çıkarıp deneyimin parçası haline getiren kurgulara odaklanıyoruz. Dijital kanallarımızı da yalnızca bilgilendirme değil, keşif ve ilham alanı olarak geliştiriyoruz.
“Kanyon’un gelecek 20 yılı deneyim ve teknoloji üzerine kuruluyor”
Kanyon’un 20. yılı kapsamında ziyaretçileri nasıl sürprizler ve projeler bekliyor?
20. yılımızda geçmişe dönüp bakmak çok keyifli. Bununla birlikte bu bir kutlama vesilesinin ötesinde, Kanyon’un bugünkü ruhunu misafirlerimizle bir arada yeniden şekillendireceğimiz, ilişkilerimizin devamlılığını güçlendireceğimiz özel bir fırsat penceresi yaratıyor. Bu kapsamda yıl boyunca farklı temalarda etkinlikler ve deneyim alanlarıyla ziyaretçilerimizi ağırlamayı planlıyoruz. Amacımız, Kanyon’un insanların hayatındaki yerini daha görünür kılmak ve birlikte geçirilen anlara yeni hatıralar eklemek. Bu projelerde alışverişten çok karşılaşma, sosyalleşme ve iyi hissetme duygusunu öne çıkaracağız.
Önümüzdeki dönemde Kanyon için büyüme, yenilenme veya dönüşüm anlamında nasıl bir yol haritası öngörüyorsunuz? Kanyon’un gelecek 20 yılı için nasıl bir vizyon çiziyorsunuz?
Kanyon’un gelecek dönem vizyonunu, fiziksel deneyimi dijital imkanlarla daha akıllı ve daha kişisel hale getirmek üzerine kuruyoruz. Büyümeyi yalnızca metrekare ya da marka sayısı üzerinden değil, ziyaretçiyle kurulan ilişkinin derinliği üzerinden değerlendiriyoruz. Yenilenen web sitemiz, e-bülten yapımız, mobil uygulamamız ve Easy Mall entegrasyonuyla Kanyon deneyimini mekan dışına da taşıyan daha bütünsel bir ekosistem hedefliyoruz. Aynı zamanda açık hava mimarimizin sağladığı özgün atmosferi koruyarak ortak alan deneyimini sürekli güncel tutacağız. Gelecek 20 yılda Kanyon’u, şehirle bağı güçlü, teknolojiyi doğal biçimde kullanan ve insanların hayat ritmine eşlik eden yaşayan bir platform olarak konumlandırmayı sürdüreceğiz.






