Ana Sayfa Yazarlar Ercüment Alptekin Yapay zekâ AVM yöneticisinin yerini alacak mı?

Yapay zekâ AVM yöneticisinin yerini alacak mı?

Ercüment ALPTEKİN

Son dönemde kiminle konuşsam aynı soru gündeme geliyor:

“Yapay zekâ bizim yerimizi alacak mı? Daha özelinde, AVM yöneticilerinin yerini alacak mı?”

Bu soruya verilecek en kolay cevap “evet” ya da “hayır” olabilir. Oysa bence asıl sorun, sorunun kendisinde yatıyor. Çünkü yapay zekâ çağında sormamız gereken esas soru şu olmalıdır:

Yapay zekâ yöneticinin yerini mi alacak, yoksa yöneticiliğin ne olduğunu mu yeniden tanımlayacak?

Bence önümüzdeki on yılın en önemli tartışması da bu olacaktır. Her büyük teknolojik dönüşümde aynı korkuyu yaşadık: “İnsanın yerini makineler mi alacak?” Yapay zekâ ile bu soru yeniden gündemde. Ancak bu kez cevabı ararken yanlış soruyu sorduğumuzu düşünüyorum. Aslında her teknolojik yenilikte tartışmamız gereken şey, insanlığın varlığını sorgulamak değil; insanı bu yenidünyanın neresinde konumlandıracağımızdır. Sonuçta yapay zekâ dediğimiz şey tüm tarih boyunca insanlığın ürettiklerinin bir yansıması ve bir sonucu değil mi?

Bugün bir alışveriş merkezi yöneticisinin günü büyük ölçüde raporlar, toplantılar, kiracı talepleri, operasyonel sorunlar, bütçe kontrolleri ve teknik konular arasında geçiyor. Gün sonunda ise asıl yöneticilik faaliyeti olan stratejik düşünmeye ayrılan zaman çoğu zaman oldukça sınırlı kalıyor.

Oysa yapay zekâ, doğru bir yaklaşımla tam da bu tabloyu değiştirme potansiyeline sahip.

Rutin raporların hazırlanması, enerji tüketimindeki sapmaların tespit edilmesi, ziyaretçi yoğunluğunun tahmin edilmesi, kiracı performanslarının analiz edilmesi ve bakım planlarının oluşturulması gibi birçok süreç giderek daha fazla yapay zekâ tarafından desteklenecek. Alışveriş merkezi sektöründe de yapay zekânın operasyon, pazarlama ve veri analitiği alanlarında kullanımına yönelik ilk uygulamalar görülmeye başladı bile. Yapay zekâ artık yalnızca operasyonel verimlilik sağlayan bir araç değil; ziyaretçi davranışlarını anlamaya, pazarlama yatırımlarını ölçmeye ve yöneticilerin daha hızlı ve daha doğru karar almasına katkı sağlayan yeni bir çalışma arkadaşı hâline geliyor.

Ancak bütün bunlar bizi yanlış bir sonuca götürmemeli.

Yöneticilik yalnızca bilgi toplamak değildir.

Yöneticilik karar vermektir.

Bu nedenle uzun yıllardır kullandığımız iki kavramı birbirinden ayırmanın yararlı olduğunu düşünüyorum.

Karar almak bir süreçtir. Karar vermek ise bir andır.

Karar almak; verilerin toplanması, alternatiflerin oluşturulması, risklerin değerlendirilmesi ve senaryoların analiz edilmesini kapsayan hazırlık sürecidir.

Karar vermek ise bütün bu hazırlığın sonunda sorumluluğu üstlenerek yapılan tercihtir.

Yapay zekâ karar alma sürecini olağanüstü geliştirebilir.

Ama kararın sorumluluğunu üstlenemez.

İşte bu nedenle geleceğin başarılı AVM yöneticisi, yapay zekâ ile rekabet eden kişi değil; onu karar alma sürecinin en güçlü yardımcısına dönüştürebilen kişi olacaktır.

Bu dönüşüm yalnızca yöneticiyi değil, organizasyonun tamamını etkileyecektir.

2035 yılının alışveriş merkezinde büyük olasılıkla yine genel müdür, kiralama, pazarlama, operasyon, teknik hizmetler, finans ve güvenlik ekipleri olacaktır.

Fakat değişecek olan organizasyon şeması değil, organizasyonun düşünme biçimidir.

Bugün departmanlar kendi verilerine bakarak karar üretmeye çalışıyor.

Yarın ise aynı veriye birlikte bakabilen, aynı soruları birlikte sorabilen ve ortak akıl oluşturabilen organizasyonlar rekabet avantajı elde edecek.

Başarının ölçüsü daha fazla rapor üretmek değil, daha doğru soruları sorabilmek olacaktır.

Yarım asıra yaklaşan iş hayatım boyunca birçok teknolojik dönüşüme tanıklık ettim. Her yeni teknoloji ilk ortaya çıktığında yöneticilerin yerini alacağı düşünüldü. Oysa zaman bize başka bir şey öğretti. Teknoloji, iyi yöneticilerin yerini almadı.

İyi yöneticilerin daha iyi yönetmesini sağladı.

Yapay zekânın da farklı bir yol izleyeceğini düşünmüyorum.

Asıl değişim, yöneticinin yaptığı işte değil; değer ürettiği noktada yaşanacak.

Rutin işler azalacak.

Muhakeme daha değerli olacak.

Bilgi çoğalacak.

Ama bilgelik hâlâ insana ait olacak.

Bu uzun yolculuğun bana öğrettiği bir gerçek daha var:

İyi yöneticiler, doğru cevapları bilen kişiler değildir. İyi yöneticiler, doğru soruları sormayı öğrenen kişilerdir.

Çünkü doğru cevaplar zamanla değişir.

Teknoloji değişir.

Perakende değişir.

Ziyaretçi değişir.

İş yapma biçimleri değişir.

Ancak doğru soruyu sorabilme becerisi, yöneticiyi her değişimin içinde yeniden doğru cevaba ulaştırır.

Bu nedenle yapay zekâ çağında başarılı olacak yöneticiler, teknolojiyi en iyi kullananlar değil; öğrenmeyi hiç bırakmayanlar olacaktır.

Çünkü özetle, öğrenci kalabilmek yöneticiliğin temelidir.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz