Kom Genel Müdürü Fırat Durmaz, perakende büyüme planlarından omnichannel dönüşüme, gençleşen hedef kitleden uluslararası açılıma uzanan kapsamlı yol haritasını paylaştı. Kom’un yeni dönemde hız, veri ve müşteri deneyimini merkeze alan güçlü bir dönüşüm sürecine girdiğini vurgulayan Durmaz, markanın daha çevik ve rekabetçi bir yapıyla geleceğe hazırlandığını ifade etti.
70 yılı aşkın köklü mirasıyla iç giyim sektöründe güçlü bir konuma sahip olan Kom, yeni dönemde perakende deneyimini yeniden tanımlamaya hazırlanıyor. Kom Genel Müdürü Fırat Durmaz, ortak akılla karar alma, omnichannel yapılanma ve müşteri odaklı büyüme stratejileriyle markayı geleceğe taşıyacaklarını vurguluyor. ‘En büyük balık değil, en hızlı balık olacağız’ yaklaşımıyla Kom’un daha çevik, daha yenilikçi ve daha erişilebilir bir marka olma hedefini ortaya koyan Durmaz, AVMDergi.com’un sorularını yanıtladı.
Perakende sektöründe 20 yılı aşkın yöneticilik deneyiminiz Kom’daki yol haritanızı nasıl şekillendirecek?
Deneyimlerim bana değişen tüketici davranışlarını doğru okumayı, hızlı adaptasyon sağlamayı ve sürdürülebilir büyüme kurgulamayı öğretti. Kom’da bu birikimi; veri odaklı karar alma süreçlerini ortak akıl ile besleyerek, müşteri deneyimini merkeze koyan operasyonlar ve güçlü bir kurum kültürüyle ileri taşıyacağız. Özellikle çok kanallı perakende, kârlı büyüme ve güçlü marka iletişimi konularında net bir yol haritamız olacak.
Kom’un köklü mirasının temelleri nasıl atıldı?
1955 yılında Hasan Cansız tarafından kurulan Kom, üretim serüvenine Galatasaray’da küçük bir atölyede iç çamaşırıyla başladı. 1961 yılında Şişli, Bomonti’deki fabrika binasına geçen Kom, kendi kumaş ve dantelini üretmek için makine parkına yatırımlar yaptı. Aynı yıllarda, Amerikan “Manhattan International” ile ek bir lisans anlaşması yaparak erkek gömlek dikimine başladı.
1970’lerin başında Amerikan iç çamaşırı firması “Hollywood Vasserette” ile yaptığı anlaşmayla iç çamaşırı üretim hacmini büyüttü. 1978 yılında erkek gömlek üretimine son verip İtalyan ve Fransız mayo firmalarıyla lisans anlaşmaları yaparak bu koleksiyonları Kom markasıyla Türkiye pazarına sundu.
80’li yıllarda örme, boyama ve baskı fabrikası Pisa Tekstil A.Ş.’ye yaptığı yatırımlarla mayo ve çamaşır hazır giyim üretiminde entegre tesis haline geldi. 1990’ların başında kendi koleksiyonlarını üretmeye başlayan Kom, 90’ların sonunda mağazalaşarak perakende sektörüne giriş yaptı.
70 yılı aşkın geçmişiyle Türkiye’de iç giyim sektörünün öncülerinden biri olan Kom, entegre üretim yapısı ve tasarım gücü sayesinde iplikten son ürüne kadar tüm süreci kontrol edebilmesiyle sektörde güçlü bir şekilde ayrışıyor. Bu köklü yapı, Kom’u bugün sadece güçlü bir marka değil, aynı zamanda sektörde güvenin simgesi haline getiriyor.
Köklü mirastan genç ve erişilebilir bir markaya

Kom’u bugün pazarda nasıl konumlandırıyorsunuz? Marka algısını ileri taşımak adına stratejiniz nedir?
Kom’u; kalite, konfor ve zamansız tasarımı bir araya getiren güçlü bir yerli marka olarak konumlandırıyoruz. Marka algısını daha genç ve daha erişilebilir bir noktaya taşımayı hedefliyoruz. Bunun için koleksiyon dilini yenilerken, mağaza deneyimini ve dijital iletişimi de daha güçlü hale getireceğiz.
Kom’un hedef kitlesinde bir genişleme ya da yeniden tanımlama söz konusu mu?
Evet, mevcut sadık müşteri kitlesini korurken daha genç ve dinamik bir kitleye de ulaşmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda ürün yelpazesini ve iletişim dilini güncelliyoruz. Geniş kitlelere hitap eden kapsayıcı bir marka olma yolunda ilerliyoruz.
Perakende tarafında büyüme planınız nedir?
Bir yandan mağaza sayımızı artırırken, diğer yandan mevcut mağazalarımızın verimliliğine odaklanıyoruz. Perakende metriklerini merkeze alarak mağazalarımızı daha güçlü ve verimli hale getiriyoruz. Henüz yer almadığımız şehirlerde yeni mağazalar açarak, büyük şehirlerde ise yaygınlığımızı artırarak koleksiyonumuzu daha geniş kitlelerle buluşturacağız.
Yeni mağazalar, omnichannel yapı ve 2026 hedefleri

E-ticaret ve fiziksel mağaza entegrasyonu Kom için nasıl bir öncelik taşıyor?
Omnichannel artık bir tercih değil, zorunluluk. Müşterinin markayla temas ettiği tüm kanallarda tutarlı ve kesintisiz bir deneyim sunmak önceliğimiz. Online ve offline kanalları entegre ederek; stok yönetimi, müşteri verisi ve kampanya kurgularını tek bir yapı altında topluyoruz.
Bugün perakende sektörünün en büyük zorlukları nelerdir?
Artan maliyetler, değişen tüketici beklentileri ve yoğun rekabet sektörün en büyük zorlukları arasında. Bunun yanında hız ve esneklik artık her zamankinden daha önemli. Bu doğrultuda nitelikli insan kaynağına yatırım yaparak organizasyonumuzu güçlendiriyoruz. Tüketici artık sadece ürün değil, deneyim satın alıyor. Bu da markaların sürekli kendini yenilemesini zorunlu kılıyor.
2026 yılı için hem sektör hem Kom özelinde beklentileriniz neler?
2026 yılında perakende sektöründe dijitalleşmenin daha da hızlandığı, müşteri deneyiminin belirleyici olduğu bir dönem göreceğiz. Kom özelinde ise; markamızı hem yurt içinde daha güçlü bir konuma taşımayı hem de uluslararası pazarlarda daha görünür hale getirmeyi hedefliyoruz. Sürdürülebilir büyüme, güçlü marka algısı ve müşteri memnuniyeti en önemli odak noktalarımız olacak.
Kom’u rekabette farklılaştıran en önemli yaklaşımınız ne olacak?
Bugünün perakende dünyasında rekabet artık sadece büyüklükle değil, hız ve çeviklikle belirleniyor. Biz de bu doğrultuda daha hızlı karar alan, trendlere daha çabuk adapte olan ve müşterinin beklentilerine anında yanıt verebilen bir yapı kuruyoruz.
Çünkü biliyoruz ki en büyük balık değil, en hızlı balık kazanacak!







