Ana Sayfa Gündem Ecrou CEO’su Şahin Demir: Hedefimiz 5 yıl içinde 100 mağaza

Ecrou CEO’su Şahin Demir: Hedefimiz 5 yıl içinde 100 mağaza

DeFacto’nun kurucularından Şahin Demir, perakende sektöründeki değişimi yakından takip eden biri olarak yeni nesil perakende markası Ecrou’yu hayata geçirmeye nasıl karar verdiklerini anlattı. Ecrou CEO’su Şahin Demir, hedeflerini büyüterek 2025 yılına kadar Türkiye genelinde 100 mağaza ve yurt dışında bin noktaya ulaşmayı planladıklarını açıkladı.

2023’te ulaştığı başarılı büyüme hedefini ikiye katlamayı amaçladıklarını dile getiren Şahin Demir ile markanın kuruluş hikayesini, büyüme stratejilerini ve hem perakende sektörü hem de Ecrou ile ilgili öngörülerini konuştuk.

Röportaj, AVMDergi.com

Ecrou markasının kuruluş hikayesini sizden dinleyebilir miyiz? Yeni nesil perakende markası olma vizyonunu nasıl belirlediniz?
DeFacto’nun kurucuları arasında yer aldım ve perakendede yaşanan değişim rüzgârından esinlenerek Ecrou’yu hayata geçirdim. Perakende sektörü hızla evrim geçiriyor; bu hızı yakalamak için DeFacto tecrübemle birlikte geleceğin perakende modeli arayışına girdim. 2017 yılında kadınlık, cesaret, özgürlük ve mutluluk gibi en sevdiğimiz imgeleri önümüze yatırdık ve 7’den 70’e tüm kadınları mutlu etmeye söz verdik ve Ecrou’nun hikayesi başlamış oldu.

İnsanları iyi hissettirmek hedefiyle yola çıktık ve bu konseptin başarıyla uygulandığı Güney Kore ve Uzakdoğu’daki farklı iş modellerini inceledik. Pandemi dönemini çok verimli kullandık, evlerimizde kapalı kaldığımız dönemde çok çalıştık ve Ecrou’nun markalaşma sürecini bu dönemde tamamladık. Kadınlar başta olmak üzere ulaştığımız her birey için hayatı daha keyifli, eğlenceli ve kolay hale getirebilmek adına ürün skalamızı oluşturduk. Ürün yelpazemizde yer alan yaratıcı, sürpriz ve renkli ürünler, müşterilere sürekli olarak yeni ve heyecan verici deneyimler sunarak perakende sektöründe önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.

Ecrou, kendini, sevdiklerini bazen hiç tanımadıklarını bile mutlu etmek isteyenlerin tercih ettiği bir marka. İyimser, dinamik, eğlenceli, rengarenk, yenilikçi, özgür, kendine has. Ecrou’nun benzersizliği; beklenmedik keşifleri, ulaşılabilirliği, renkli dünyasıyla hayatı zenginleştirmesinden, insana kendini iyi hissettirmesinden kaynaklanıyor. Tekstil ürünlerinin yanı sıra, kozmetik, ev, aksesuar kategorilerinde dönemin hızlı değişen popüler trendlerinin yansıması olan, başka yerlerde sıklıkla görmediğiniz, merak uyandıran, yaratıcı, eğlenceli, ürünler Ecrou online ve offline mağazalarında yer alıyor. Ürün skalamız, 10 binden fazla çeşitli ürünü içeriyor. Bu geniş çeşitlilik, müşterilerimize her zevke ve ihtiyaca uygun seçenekler sunarak alışveriş deneyimlerini zenginleştirmeyi amaçlıyor. Yani, beklenmedik ve ulaşılabilir ürünler var Ecrou’da. Gelişmiş ürün yelpazemiz, müşterilerimizin beklentilerini karşılamak ve onlara benzersiz alışveriş deneyimleri sunmak adına sürekli olarak güncelleniyor. Müşterilerimizin tanımıyla ‘Pinterest gibi mağaza’ olmayı sürdürerek, çeşitlilik ve trendlere uygunluğu bir arada sunmayı hedefliyoruz. Bu özellikleri ile hem akıl çeliyor hem de gönül. Ecrou tacının altında duran herkesin, hayatını daha güzel, kolay ve eğlenceli hale getirecek yenilikçi ürünler sunmayı hedefliyoruz.

Türkiye genelinde 40 mağaza

Türkiye genelinde nasıl bir organizasyona sahipsiniz? Mağazalar ağırlıklı olarak nerelerde? Kaç mağazanız bulunuyor?
Şu an toplamda 40 mağazamız var. 15’i İstanbul’da. Türkiye’de 14 ilde varız. Ama 7/24 açık online web sitemiz Ecrou.com da bulunuyor. Yeni yıla Kuzey Irak’ta başlattığımız yurt dışı operasyonlarımıza iki mağaza açarak başladık ve şu an itibariyle üç ayrı ülkede daha faaliyet göstermeyi hedefliyoruz. Bu yıl içinde açılacak 25 mağazanın 10’unu yurt dışında kurarak, Türkiye genelinde beş yılda 100 mağazaya ve yurt dışında bin noktaya ulaşma hedefimiz doğrultusunda adımlar atmaya devam ediyoruz.

Önceliğimiz Ecrou’nun marka bilinirliğini artırmak. Bu doğrultuda stratejik noktalarda mağazalar açmak öncelikli stratejimiz. Anadolu’daki mağazalarımıza olan ilgi çok güzel. Özellikle daha önce alışık olmadıkları bir konsepte, başka bir yerde bulamayacakları ürünleri bizim mağazalarımızda buluyorlar. Tüketiciler için farklı ve keşif duygularını harekete geçirecek ürün deneyimi sunduğumuz için Türkiye’nin her yerinde oldukça güzel bir ilgiyle karşılaşıyoruz. Ayrıca Anadolu’da birçok şehirden hem bireysel yatırımcılardan hem de kobi seviyesindeki şirketlerden franchise başvurusu alıyoruz.

E-ticaret faaliyetlerinizin toplam cironuzun içindeki payı ne kadar?
Şirketin güçlü büyüdüğü alanlardan biri de e-ticaret. E-ticaretin ciro içindeki payı yüzde 8’e ulaşmış durumda. Yurt dışında Almanya, Amerika gibi birçok pazara e-ticaret üzerinden müşterilerimizle buluşuyoruz. E-ticaretin payını yüzde 20’lere kadar çıkartmayı hedefliyoruz.

Bunun dışında yurt dışında Almanya Amazon’da online olarak satışlarımız devam ediyor. Yakın zamanda da Amerika’da satışa başlayacağız. Yurt dışında birkaç ülkeyle ilgili pazar araştırmalarımız devam ediyor. Bu yıl sonunda yeni ülkeler ailemize katılacak. Gelirlerimizin yüzde 70’ini yurt dışından sağlamak ilk hedefimiz.

Her yıl için belirlediğimiz iki kat büyüme hedefi, 2023’te 500 milyon TL ciro elde ederek başarıyla tamamlandı. 2024 hedefimiz ise bu başarıyı ikiye katlayarak 1 milyar TL ciroya ulaşmak. Bu büyüme planlarımızı desteklemek adına 2024’te ortalama 150 milyon TL’lik bir yatırım gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Hedefimiz 2025 yılında kurumsallaşma çalışmalarını ve ekonomik büyüklüğünü tamamlamış halka açılmaya hazır bir şirket olmak. Halka açılma konusunu zamanı geldiğinde o günkü piyasa koşullarını dikkate alarak değerlendireceğiz.

Günün trendlerini takip eden genç bir ekibimiz var. Ecrou mağazalarında yenilikçi ve trend ürünlerin yer almasındaki en büyük sebeplerinden biri de yeniliklere açık bir kategori ekibimizin olması. Genel merkez, mağaza ekibi ayırt etmeksizin Ecrou’nun hayaline ortak olmuş inanmış kocaman bir ekibe sahibiz. Genel merkez, depo çalışanlarımız ve 40 mağazadaki toplam personelimizle birlikte 500’e yakın kişiye istihdam sağlıyoruz. Her yeni mağazayla birlikte en az 20 yeni kişiyi de ekibimize katarak istihdam sağladığımız kişi sayısını gün be gün arttırıyoruz. Ecrou gençlerin ağırlıklı olduğu bir ekibe sahip. Yaş ortalaması 27-30. Üniversite eğitimini tamamlamış ve yüksek lisans eğitimine devam eden birçok çalışanımız bulunuyor.

Ekip kültüründe ise ‘ben yaptım, ben başardım’ gibi söylemleri kullanmıyoruz. Çünkü ben değil ‘Biz’ diyebilen ekipler başarılı işler yapabilir. Bunun dışında ekipler arasında ya da departmanların kendi içinde alt-üst hiyerarşisi de bulunmuyor. Kimse kimsenin yöneticisi değil, herkes kendi işinin sahibi ve yöneticisi. Takımdaşlık, liderlik, güvenilirlik, sadelik, yenilikçilik, ekonomiklik de şirket değerlerimizi oluşturuyor. Bunun dışında çalışma düzenimizden de bahsetmek isteriz; Ecrou ekibi olarak hibrit çalışma düzeni ile çalışıyoruz. Haftanın 3 günü ofisten 2 günü de evden çalışıyoruz.

Bunun dışında Ecrou markamıza ilaveten dijital marka projemiz var. Vi’cotton isimli dijital markamızla peştamal, bornoz, runner, el havlusu gibi yüzde 100 pamuk ürünlerin yer aldığı ev tekstili markamızla da hem Almanya hem de Amerika’da satışımız bulunuyor. Ecrou olarak farklı marka ve iş birliklerini de çok önemsiyoruz. Özellikle gündemimizde dijital kozmetik markası projemiz de bulunuyor. Ayrıca yine online/offline kanallarda farklı veya benzer kategorilerde büyüme potansiyeli olan markalara yatırım planlarımız da mevcut.

“AVM’lerin markamızın büyümesine ve tanınırlığına büyük katkısı oldu”



Pek çok mağazanız alışveriş merkezlerinde yer alıyor. AVM’lerin markanız üzerinde etkileri neler oldu?

AVM’ler büyüyen perakende sektörü açısından Türkiye’de önemini koruyor. Türkiye’de AVM mağazacılığı, perakende sektörünün önemli bir parçası. 2023 yılı itibarıyla Türkiye’de 400’ün üzerinde AVM bulunmakta. 1 milyondan fazla mağaza ve restorana ev sahipliği yapan AVM’ler, Türkiye’de perakende sektörünün yaklaşık yüzde 60’ını yaratıyor ve yılda yaklaşık 100 milyar dolarlık alışveriş hacmine sahipler. Dünyada ise perakende sektörünün cirosunun yüzde 50’si AVM’lerde yaratılıyor. Bu istatistikler, Türkiye’de AVM mağazacılığının önemini ve büyüklüğünü göstermekte.

Ecrou özelinde AVM’lerin markamızın büyümesine ve tanınırlığına büyük katkısı oldu. Asıl hedef kitlemiz kadınlar, özellikle anne ve kızları. Onların rahat hissettikleri mekanlarda yer almak Ecrou için önemli.

“Ürünlerimizin yüzde 70’ini Türkiye’de üretiyoruz”

Yerli üretime verdiğiniz önemi anlatır mısınız? Yerli üretimi destekleme kararı nasıl alındı ve bu süreçte hangi adımları attınız?
Perakende sektörü, ürünlerin üretiminden tüketiciye giden tüm süreçleri kapsayan ve son derece karmaşık bir sektör. Tüketici ihtiyaçlarının belirlenmesi burada çok kritik. Oldukça farklı kategorilerde ürünümüz bulunuyor. Ürün stratejilerimize paralel ürünleri ürün gamımıza dahil ediyoruz. Bu doğrultuda yurt dışından getirdiğimiz ürünlerimiz olduğu gibi Türkiye’deki stratejik tedarikçilerimizle ürünlerimizin üretimini gerçekleştiriyoruz. Artık ürünlerimizin yüzde 70’ini Türkiye’de üretiyoruz. Bu da bize tasarımdan mağazaya geçen sürenin 4-6 hafta gibi kısa bir sürede gerçekleştirmemizi sağlıyor.

İş ortaklarımızı, sadece işin bir parçası değil, gerçek bir ortak ve paydaş olarak görerek, koleksiyonlarımızın oluşturulması ve ürün geliştirme süreçlerinde önemli başarılar elde ettik. Oluşturduğumuz ekosistemle birlikte, müşterilere sürekli olarak yenilikçi ürünler sunabilme kapasitemizi de arttırıyor.

Üretim sürecinizden bahseder misiniz? Tasarım aşaması nasıl başlıyor, hangi süreçlerden geçiyor ürünler?
Yapay zekayı da operasyonlarımıza entegre ettik. Yapay zeka şirketimizin “Hedef ve Sonuç Anahtarları”ndan (OKR) önemli bir tanesi, üretken yapay zeka sayesinde hızımızın artması ve tüm birimlerimize geliştirme sağlamasıdır. 2024 yılında önemli ve öncelikli gündemlerimizden birisi bu olacak. Üretken yapay zekayı şimdiye kadar tasarım süreçlerimizde kullanmaya başladık hatta yeni kuracağımız bir diğer markamızın isminin belirlenmesinden birçok marka alt yapısına ilişkin konuda üretken yapay zekadan faydalandık.

Dijitalleşme bir diğer önemli gündem maddelerimizden bir tanesi. Burada müşterilerimize çok kanallı bir hizmet stratejisi ile tüm kanallarda aynı deneyimi yaşatmayı hedefliyoruz; online platformlar ile mağazalarımızın müşterilerimize aynı deneyimi sunması önemli bir gündemimiz. Buna ek olarak mağazalarımızda müşteri deneyimini artırmak adına online mobil ödeme hizmetleri ile dijital imkânları sonuna kadar müşterilerimizin hizmetine sunmak için çalışıyoruz.

“AVM’lerin çok büyük bir ekosistem oluşturuyor”

Ulusal ve uluslararası alanda markanızın temsilini nasıl sağlıyorsunuz? Yurt dışındaki mağaza açılışları ve hedeflediğiniz diğer ülkeler hakkında bilgi verir misiniz?
Online olarak hedeflediğimiz ülkeler başta Amerika ve Avrupa olmak üzere ayrı ülkeler. Offline olarak ise önceliklerimiz farklı, Doğu Avrupa ve CIS bölgesinde pazar araştırmalarımız devam ediyor. Öncelikle hedeflediğimiz uluslararası pazarları belirliyoruz ve bu pazarlardaki potansiyel müşteri tanımaya ve ihtiyaçlarını anlamaya yönelik araştırmalar yapıyoruz ve buna göre nihai kararımızı veriyoruz.

Önümüzdeki dönem proje ve yatırımlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Hem markanızla hem de perakende sektörüyle ilgili öngörüleriniz nelerdir? Sektördeki değişimleri ve gelecekteki trendleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Perakende sektörü tüketiciye doğrudan dokunan bir sektör olması sebebiyle tüm ekonomi için çok önemli bir gösterge olma özelliği taşımakta. Bu nedenle perakende sektörü sadece kendi değer zinciri ile değil, yapılan araştırmalara göre 2 olarak hesaplanan çarpan etkisi sayesinde ekonominin tamamı içinde de önemli bir yer tutmaktadır.

Perakende sektörü de her geçen gün dönüşüyor ve gelişiyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de AVM sektörü önemli bir dönüşümden geçiyor ve bu dönüşümle birlikte AVM’ler şehir yaşamının vazgeçilmez bir parçası olarak tüm paydaşları için değer yaratmak için yenileniyor. AVM’lerin sosyal hayattaki vazgeçilmez rolünün yanında, içinde yer alan mağazalarla birlikte çok büyük bir ekosistem oluşturuyor. Salgınla birlikte herkesin cevabını aradığı en önemli soru tüketicilerin satın alma davranışlarının ne yönde değişeceği ve bu değişikliklerin kalıcı olup olmayacağı oldu. Satış kanalları arasındaki entegrasyonun derinleşmesi; perakende sektörünün bir bütün olarak büyümesi ve toplam ekonomik etkisinin artmasını sağladı. Online ve fiziksel alışveriş birbirlerini bütünleyen şeyler. Hiçbir zaman mağazacılığın yok olma şansı yok.

Fiziksel perakendeciliğin önümüzdeki yıllarda evrileceği yer ise çok dikkatle izlenmesi gereken bir konu. Mağazacılığın “deneyim yaşatma” ve “kişiselleştirme” üzerinden kurgulanacağını düşünüyorum. Bir perakende zincirini kişiselleştirmek ise ancak teknoloji yardımıyla gerçekleşebilir. Fiziksel ve dijital perakende alanlarında inovasyon ön planda yer alacak.

Tüketiciler, kendi değer ve inançlarını yansıtan, amaç odaklı marka arayışı içindeler. Tüketiciler sürdürülebilirlik konusunda çok hassaslar. Sosyal bilinç sahibi tüketicilerin artmasıyla birlikte, markalar da hangi değerleri yansıttıklarını belirlemeli ve o yönde ilerlemeliler.

Pandemi ile birlikte büyük değişimler geçiren perakende sektörü artık müşterilerine yeni alışveriş deneyimleri sunmayı amaçlıyor. Bu dönemde artan internet üzerinden alışveriş ve temassız ödeme sistemleri nedeniyle tüketiciler, alışverişlerini daha güvenli bir şekilde yapabilmeyi de bir öncelik haline getirmiş durumda. Güvenli alışveriş artık çok önemli hale geldi.

Deneyim, alım gücü ve sürdürülebilirlik Türkiye’deki tüketicilerin beklentilerini şekillendiriyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz