Ana Sayfa Gündem 8 Mart’a yaklaşırken, iş hayatı ve cam tavanlar

8 Mart’a yaklaşırken, iş hayatı ve cam tavanlar

Deniz BOZAN

Cam bir fanusa konan kurbağaların hikâyesini bilir misiniz?

Kurbağalar derin bir fanusa konur, üzerlerine cam bir kapak örtülür. Gökyüzünü görürler. Zıplarlar. Bir zıplar tavana çarpar, iki, üç… Derken artık zıplamaz olurlar.

Bir gün cam kapak kaldırılır. Ancak kurbağalar artık zıplamaz. Çünkü çarpacaklarını öğrenmişlerdir.

İş hayatındaki cam tavanlar da tam olarak böyledir.
Görünmezdir. Şeffaftır. Ama oradadır.

Peki cam tavana en çok kimler çarpar?
Tavanlar cinsiyete göre şekillenir mi?
Ve daha önemlisi; biz gerçekten tavana mı çarparız, yoksa çarpacağımızı mı öğreniriz?

Bu soruları konuşmadan önce sektörümüzün dinamiklerine bakalım.

Perakende sektöründe ve AVM yönetimlerinde kadın çalışan oranı oldukça yüksek. Hatta çoğu zaman sahada, operasyonda, koordinasyonda belirleyici rol üstlenenler kadınlar.

“Kadınların avantajı nedir” diye sorulsa, bence ilk akla gelen yanıt, çoklu matris yönetimindeki yetkinliğimizdir.

İşteki matrise paralel; evde eş, çocuk, okul, ebeveynler ve sosyal sorumluluklardan oluşan geniş bir matrisi de aynı anda yönetiriz. Önceliklendirir, denge kurar, kriz çözeriz.

Her geçen gün donanımı, eğitimi ve vizyonuyla öne çıkan kadın sayısı artıyor. Ancak yönetim kademelerine gelindiğinde, görünmeyen ama etkili bir engel hâlâ karşımıza çıkabiliyor: cam tavan.

Cam tavan, “yapamazsın” denilmesi değildir.
Daha inceliklidir.

“Daha değil.”
“Bu yüke hazır mısın?”
“Zamana ihtiyacın var.”
“Bu pozisyon daha fazla saha deneyimi gerektiriyor.”
“Bu tempo herkese göre değil.”
“Çocuğu olan biri için zorlayıcı olabilir.”

İlk bakışta doğal, hatta iyi niyetli görünen bu ifadeler zamanla kadınların önüne sessiz ama kalın duvarlar örebilir.

Üstelik engeller her zaman açık bir ayrımcılık biçiminde ortaya çıkmaz. Çoğu zaman nötr görünen kurum içi normlar aracılığıyla kendini gösterir.

“Yöneticilikte sert olmak gerekir.”
“Gece geç saatlere kadar ulaşılabilir olmak liderliğin gereğidir.”

Bu yerleşik kodlar, geleneksel liderlik anlayışını yeniden tanımlarken; farklı liderlik biçimlerinin alanını daraltabilir. Oysa gerçek dönüşüm, kalıpların dışına çıkabilen, farklı sesleri sürece dâhil edebilen kurumlarla mümkündür.

Ve dönüşümün en kritik noktası şudur:

Cam tavanı sadece kurumlar değil, bazen biz de içselleştiririz.

İşte tam burada kurbağanın rolü başlar.

Zıplamak.
Yukarı zıplamak.
Olmadı yana zıplamak.
Yeni yollar denemek.

Cesaret, sadece yukarı ulaşmak değil; alternatif yollar da yaratabilmektir.

Bugün yönetim pozisyonlarında yer alan kadınlar olarak bizlere düşen görev ise yalnızca kendi tavanımızı aşmak değil, arkamızdan gelenler için o camı inceltmektir.

Gücünüzün farkında olun.
Zıplayın.
Sorgulayın.
Talep edin.
Hazırsın denmesini beklemeyin, hazır olduğunuzu gösterin.
Ve bilin ki biz, önden zıplayanlar olarak yanınızdayız.”

8 Mart Kadınlar Günümüz kutlu olsun!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz