Ayakkabı Dünyası CEO’su Gürkan Ergenekon, markanın koleksiyon çekimlerinden müşteri deneyimine uzanan yapay zekâ yatırımlarını, Provoq için oluşturulan dijital marka yüzünü ve teknoloji ile şekillenen yeni perakende vizyonunu AVMDergi’ye anlattı.
Röportaj, AVMDergi.com
Moda perakendesi, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin etkisiyle hızlı bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Markalar artık yalnızca ürün değil; veri, deneyim ve hikâye odağında yeni bir iletişim dili kuruyor. Bu dönüşümü erken benimseyen markalardan biri olan Ayakkabı Dünyası, koleksiyon çekimlerinde yapay zekâ kullanımından dijital marka yüzü oluşturmaya kadar uzanan yenilikçi adımlarıyla dikkat çekiyor. Ayakkabı Dünyası CEO’su Gürkan Ergenekon ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; yapay zekâ destekli kreatif süreçlerin markaya sağladığı avantajları, dijital ve fiziksel perakendenin nasıl bütünleştiğini ve önümüzdeki dönemin teknoloji yatırımlarını konuştuk.
Ayakkabı Dünyası olarak yapay zekâ teknolojisini koleksiyon çekimlerine entegre etme fikri nasıl ortaya çıktı? Bu süreci başlatan temel motivasyon neydi?
Moda perakendesi çok hızlı değişen ve sürekli yenilik gerektiren bir alan. Biz de Ayakkabı Dünyası olarak bu değişimi yakalamakla kalmayıp, değişime yön veren tarafta olmayı hedefliyoruz. Yapay zekâyı koleksiyon çekimlerine entegre etme fikri de bu vizyonun bir parçası olarak ortaya çıktı.
Geçtiğimiz yıl bu alanda bir ilke imza atarak AI ile imaj çekimini hayata geçiren ilk moda markalarından biri olduk. Projeyi; pazarlama ekibimiz, frög kreatif ajans ve 788 Creative Studio iş birliğiyle başarıyla tamamladık. Bu sezon ise bir adım daha ileri giderek Provoq kadınıyla marka yüzümüzü de yapay zekâ ile oluşturduk. Yapay zekâ sayesinde yalnızca bir model değil, markamızın tüm değerlerini ve stil kodlarını yansıtan bir karakter oluşturma imkânı bulduk. Bu kapsamda geliştirdiğimiz yapay zekâ modelimizi özgün bir marka varlığı olarak konumlandırıyor; Türk Patent ve Marka Kurumu’na yaptığımız tescil başvurusuyla bu alandaki öncü yaklaşımımızı bir adım daha ileri taşıyoruz.
Bu süreçte temel motivasyonumuz ise yaratıcı süreçleri daha esnek, hızlı ve sınırsız bir üretim alanına taşımaktı. Aynı zamanda markamızın estetik dünyasını farklı bir anlatım diliyle ifade edebilmek istedik. Bu yaklaşım, hem kreatif ekiplerimize yeni bir oyun alanı açtı hem de moda iletişimine daha yenilikçi bir perspektif kazandırdı.
Yapay zekâ destekli çekimlerin marka performansına etkisi nasıl oldu? Özellikle dijital mecralardaki geri dönüşleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yapay zekâ destekli çekimlerimizin özellikle dijital mecralarda oldukça güçlü bir karşılık bulduğunu söyleyebilirim. Ürettiğimiz içerikler, hem izlenme hem de etkileşim oranları açısından beklentimizin üzerinde performans gösterdi. Bu da bize, tüketicinin yenilikçi ve farklı anlatım biçimlerine açık olduğunu gösterdi. Doğru kurgulandığında, yapay zekâ ile üretilen içeriklerin marka ile kullanıcı arasında daha güçlü ve merak uyandıran bir bağ kurabildiğini gözlemledik.
“Daha çevik bir yapı kazanmamıza katkı sağladı”

Bu yaklaşımın maliyet, hız ve operasyonel verimlilik açısından sağladığı avantajlar neler oldu?
Yapay zekâ destekli üretim süreçleri, geleneksel prodüksiyonlara kıyasla önemli avantajlar sağladı. Özellikle hız tarafında çok ciddi bir kazanım elde ettik; haftalar sürebilecek süreçleri çok daha kısa sürede tamamlayabildik.
Maliyet açısından da daha verimli bir yapı oluştu. Prodüksiyon süreçlerindeki fiziksel ihtiyaçların azalması, kaynak kullanımında önemli bir optimizasyon sağladı. Operasyonel anlamda ise ekiplerin daha esnek çalışabildiği, farklı senaryoları hızlıca test edebildiği bir sistem kurduk. Bu da karar alma süreçlerimizi hızlandırdı ve daha çevik bir yapı kazanmamıza katkı sağladı.
Moda gibi duygusal bağın güçlü olduğu bir sektörde, yapay zekâ kullanımının tüketici algısı üzerindeki etkisini nasıl yorumluyorsunuz?
Moda, duygunun ve hikâye anlatımının çok güçlü olduğu bir alan. Bu nedenle yapay zekâyı insan yaratıcılığının yerine geçen bir unsur olarak değil, onu destekleyen bir araç olarak görüyoruz. Tüketici tarafında da bu yaklaşımın karşılık bulduğunu gözlemliyoruz. Yapay zekâ, doğru kullanıldığında markanın hikâyesini daha farklı ve ilgi çekici bir şekilde anlatma imkânı sunuyor. Ancak bu hikâyenin temelinde yine insan yaratıcılığı, sezgi ve marka ruhu yer alıyor.
Ayakkabı Dünyası’nın dijitalleşme stratejisinde yapay zekâ hangi noktada konumlanıyor? Önümüzdeki dönemde bu alanda yeni yatırımlar planlıyor musunuz?
Yapay zekâ, dijitalleşme stratejimizin merkezinde yer alıyor. Sadece içerik üretiminde değil, müşteri deneyimi, kişiselleştirme ve operasyonel süreçlerde de aktif olarak kullandığımız bir teknoloji. Önümüzdeki dönemde bu alandaki yatırımlarımızı artırmayı planlıyoruz. Amacımız, yapay zekâyı daha derinlemesine entegre ederek hem müşteriyle kurduğumuz bağı güçlendirmek hem de iş süreçlerimizi daha verimli hale getirmek.
“Öncü adım atan markalar sektöre yön verecek”
Yapay zekâ ile oluşturulan içeriklerin mağaza içi deneyime veya fiziksel perakendeye nasıl bir katkı sağladığını düşünüyorsunuz?
Yapay zekâ ile ürettiğimiz içerikler, fiziksel mağaza deneyimini de destekleyen bir rol oynuyor. Özellikle görsel dilin güçlenmesi, mağaza içi iletişim materyallerine de yansıyor ve daha bütüncül bir marka deneyimi sunulmasını sağlıyor. Dijitalde başlayan hikâyenin mağaza içinde de devam etmesi, tüketiciyle kurulan bağı güçlendiriyor. Bu sayede online ve offline deneyimler arasında daha tutarlı ve akıcı bir geçiş sağlıyoruz.
Türkiye perakende sektöründe yapay zekâ kullanımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce sektör bu dönüşüme ne kadar hazır?
Türkiye perakende sektörü, teknoloji adaptasyonu açısından oldukça dinamik bir yapıya sahip. Yapay zekâ kullanımı da giderek daha fazla markanın gündeminde yer alıyor. Ancak bu dönüşümün tam anlamıyla gerçekleşebilmesi için kültürel dönüşüm de gerekiyor. Veri altyapısı, insan kaynağı ve organizasyonel adaptasyon bu sürecin önemli parçaları. Bu alanda öncü adımlar atan markaların, sektöre yön vereceğini düşünüyorum.
“Amacımız güçlü ve tutarlı bir marka deneyimi sunmak”
Önümüzdeki dönemde Ayakkabı Dünyası’nı teknoloji ve moda kesişiminde nasıl yenilikler bekliyor?
Önümüzdeki dönemde teknoloji ve modanın çok daha iç içe geçtiği bir yapı göreceğiz. Biz de bu doğrultuda, yapay zekâ destekli içerik üretimini geliştirmenin yanı sıra müşteri deneyimini zenginleştiren yeni teknolojilere odaklanıyoruz. Kişiselleştirme, veri odaklı iletişim ve dijital deneyim alanlarında daha yenilikçi projeler hayata geçirmeyi planlıyoruz. Amacımız, teknolojiyi marka deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline getirmek.
Proje ve yatırımlarınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Teknoloji yatırımlarınız ve mağaza sayınızla ilgili hedefiniz nedir?
Önümüzdeki dönemde hem teknoloji yatırımlarımızı hem de fiziksel büyümemizi dengeli bir şekilde sürdürmeyi hedefliyoruz. Yapay zekâ ve dijitalleşme odaklı projeler, yatırım planlarımızın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Mağazacılık tarafında ise doğru lokasyon ve doğru deneyim odağıyla büyümeye devam edeceğiz. Amacımız sadece mağaza sayısını artırmak değil, her noktada güçlü ve tutarlı bir marka deneyimi sunmak.
Teknolojiyle desteklenen yenilikçi yaklaşımımızla moda perakendesinde fark yaratmaya ve sektöre yön veren projeler geliştirmeye devam edeceğiz.







